geri dönüşüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geri dönüşüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seve mıncıklaya yaptım bu çalışmaları. Daha önceki dergi sayfası değerlendirme çalışmamdan sonra tadı damağımda kalmıştı. Komşuma iki tane yaptık ama onun zevkine göre süslediğimiz için beni tatmin etmedi. Dergileri akşamları otururken komşularımla imece usulü kıvırıyoruz. Bendekilerden bunu ve daha sonraki postumda yayınlayacak olduğum diğerini yaptım. Bu Bodrum'a gitti... Yalıkavak'ta bir yazlığın verandasında görürseniz bilin ki teyzemin evi :)
İçinde Rulokat kutusu var. Kuş, yusufçuk ve çiçek figürlerini keçeden yaptım. Yo-yolar pamuklu kumaşlardan. Birinin içini doldurdum hatta... Kuşların iki yönünü farklı renklerde çalıştım. Yusufçuk yapmak çok kolay ve zevkli, tavsiye ederim :)
Sutaşı kullanmayı çok seviyorum, takip edenler bilir. Tabii ki de; püskül imzam zaten...
Geçen sefer dergi sayfalarını düz kıvırmıştım, çok zor olmuştu. Bu sefer verev kıvırdım, çok daha pratik.
Şu çikolatasından çok kutuları için aldığım Dose kutularını ne zamandır içine düşsen kaybolacağın çer-çöp kutumda (kibarcası geri dönüşüm) saklıyordum. Son günlerde sıcaktan ve gezmekten dolayı birşey yapamamaktan ellerim kaşınıyor. İçimde bir pır-pırlık, boşluk var. Ye, iç, otur, gez, eğlen, günler öööyle geçiyor. Geçen gecelerden birinde, oldukça da geç bir vakitte dayanamayıp verandaya kuruldum. Oranın ışığı da bir loş ki... Oğlumun masa lambasını getirip, bu kutuyu yapıp, ohhh dedim, rahatladım.
Olmazsa olmaz püsküllerimden birini de takıp, imzamı attım.
Bunlar sanırım son iğneliklerim. Zaten yazın böyle şeylerle çok uğraşamıyorum. Kışa kadar da başka birşeylere merak sarmış olurum nasılsa.
Su damacanası kapaklarından yaptım bunları. Kapaktan 2 cam. kadar geniş daireler kesip büzgü teğeli aldım. Kapak çevresine göre büzüp sıcak silikonla yapıştırdım.
Kapaktan 5-6 cm kadar geniş daireler kesip onlara da büzgü teğeli aldım. İçlerini elyaf doldurup zemine yerleştirip, kenarlardan yapıştırdım. Altı turunculu olanı yapıştırmak yerine diktim.
Canımın istediği gibi süsledim. Pembeyi bileklik şeklinde yaptım ama cırtlarını henüz dikmedim. Siz bakarken dikilmiş gibi hayal edin.
Su damacanası kapaklarından yaptım bunları. Kapaktan 2 cam. kadar geniş daireler kesip büzgü teğeli aldım. Kapak çevresine göre büzüp sıcak silikonla yapıştırdım.
Kapaktan 5-6 cm kadar geniş daireler kesip onlara da büzgü teğeli aldım. İçlerini elyaf doldurup zemine yerleştirip, kenarlardan yapıştırdım. Altı turunculu olanı yapıştırmak yerine diktim.
Canımın istediği gibi süsledim. Pembeyi bileklik şeklinde yaptım ama cırtlarını henüz dikmedim. Siz bakarken dikilmiş gibi hayal edin.
Arka görünüşleri...
Yine bir gece vakti öbür evden üşenmeyip taşıdığım (hatta giysilerimden, ayakkabılarımdan, çantalarımdan bile önce kapıp geldiğim) kutudan çıkan çer-çöplerden yaptığım iğneliklerim ve de düğmelik+iğneliklerim.
Biten makaralardan daha önce de iğne yastıkları yapmıştım. Bu seferkiler de böyle...
Bir ara kendime kızıp evde hiç kavanoz biriktirmiyordum. Bunları yaptığımdan beri yine atamaz oldum. Üstelik kardeşim de mama kavanozlarını toplayıp getiriyor, ben o kavanozları bitireceğim diye helak oluyorum. Yok, tamam artık, iğnelik yapmaya son veriyorum. Bundan sonra bir posta daha damacana kapağıyla yaptıklarım var. Söz veriyorum onlardan sonra son :)
Bu çoraplardan oğlum küçükken çok giydi. Geçen yıl onun bu tür çorapları hala sevdiğini sanan halası kendine alırken ona da bunları almıştı. En fazla 3 kez giydi, sonra birden büyüdü. Herşeyi giymemeye, odadaki oyuncakları, ayıcıkları vs... gözönünden kaldırmaya, sokakta oynamamaya başladı. Ergenius oldu evlatçım. Hala da boru gibi iğrenç bir ses ve hükmedemediği sakar el ve ayaklarıyla, aklından önce büyüyen bedeniyle barışmaya çalışıyor.
Biryerde okumuştum, 13-15 yaş arası çocuğunuz her dediğinize "evet" diyorsa bir sorun var demektir, yazıyordu. Bunu okuyunca rahatladım. Çünkü bizimki hemen herşeye ya off, puff, hayır diyor, ya hiçbirşey demiyor, ya da tamam deyip sallıyor. Ne zaman çileden çıkıp sinirlensem o yazı aklıma geliyor; kendi kendime "herşey yolunda, sakin ol" deyip telkin veriyorum.
Sadede geleyim. Çoraplara Ada'ya yaptığım çoraptan at için çorap ararken el koymuştum. Malzeme kutumda duruyorlardı. Dün gece yine birkaç iğne yastığı yaptım. O arada gözüme takıldılar ve ortaya bunlar çıktı. Elyafın içine lavanta da doldurdum. Gerçekten kokuyor bu çoraplar. Fakat lavanta kokuyor. İğne yastığı olarak ta kullanılabilir, lavanta kesesi olarak ta...
Bu takı askılıkları piyasada oldukça pahalı. Kendiniz yapmak isterseniz, ucuz barbie bebekler, bir miktar kalın tel, kumaş parçaları, süslemek için uygun malzemeler yeterli. Yapılış aşamaları için
http://craftchi.com/blog/?p=943 adresini ziyaret edebilirsiniz. Yapılış aşamalarında kalçadan aşağı kısmı fimoyla tamamlamış. Bence buna gerek yok. Sadece kumaşla da kapatılabilir. Farklı çözümler bulunabilir.



Harika ve çok güzel geri dönüşümler bunlar. Oldum olası mantar figürüne bayılırım, keçeden yapma planlarım vardı. Bunları görünce isteğim daha da arttı. Şirinlerin köyü gibi. Keçe, yün, polar, triko kumaş, eski kazak vs. örgü parçaları kullanılarak yapılmışlar. Fotoğrafları büyütüp incelerseniz, detaylar daha büyüleyici. Bu şekilde bir çok oyuncak ta çalışılmış.Bütün çalışmaları göreceğiniz adres http://www.etsy.com/shop.php?user_id=5572078
Alttaki mantar evin bahçesindeki taşlar Michigan Gölü'nden toplanmış. Tam bir geri dönüşüm harikası anlayacağınız.

Bu atı 10marifette görmüştüm. Ada için yaptım. Henüz görmedi, görünce ne tepki verecek çok merak ediyorum:)
Asıl örnekte sadece kukla şeklinde kafa yapılmıştı. Ben altına oklava ekleyip daha nostaljik bir oyuncak yaptım:)
Evde kahverengi çorap bulamadım. Eşim genelde siyah-lacivert giyer. Bu nedenle dün bir çift çorap ve oklava alıp heyecanla eve geldim. Çorabı elyafla doldurup ağız dikişlerini yaptım. Kulak, burun ve gözleri keçeden yaptım. Yeleleri için evde olan yapay kürk kumaşı kullandım. Dizginleri için oğlumun dün kazayla çıkarıp bir kenara attığı eşofman ipini kullandım. Oklavayı içeriye sıkıca montelemek için etrafına bolca silikon sıkıp o şekilde çoraba yerleştirdim. Çorabın bitim yerini temizlemek için yuvarlak bir keçe parçası kesip, ortasına delik açıp oklavaya geçirdim ve silikonla bitim yerine yapıştırdım.
Bu akşam telefonda "teyzoşum sana at yaptım, adını ne koyalım? ", dedim. "Naz" dedi. Kardeşini at yaptı küçük-minik fesatım benim:))
Çok sevdim onu:)
Bu güzelim takı standları hem çok kullanışlı hem de çok şık. Bazı modeller iğnelik olarak ta kullanılabilir. Keçeden yapılabileceği gibi eski kazaklardan da yapılıp, içinizden geldiği gibi süsleyebilirsiniz. Polardan da yapılabilir. Küpe için değil belki ama yüzük ve kolyeler için yapılabilir. Küpe aparatı polara zor batar tahmin ediyorum, kat yerlerine denk getirilmek kaydıyla olabilir belki.Ben yapılacaklar listeme ekledim. Ömrüm yerecek mi o listeyi tamamlamaya bilemiyorum. Bu kadar da maymun iştahlı olmaz ki insan. Fakat inanın yaptıklarımın çoğunu sevdiklerime hediye ediyorum ve onların severek kullandığını görmek çok güzel bir duygu. Geçen kardeşim takılarım sayende çok birikti, askılığa sığmaz oldu, ne yapmak lazım diye sormuştu. Bunlardan ona yapabilirim.


Bu çalışmaların miniklerini dün, polar büyüklerini bu akşam yaptım. Çok ta sevdim. Bir saat bile sürmedi yapması. Hatta fotoğraflamak daha uzun sürdü:) Minik kutuların içine dikiş iğneleri, kilitli iğneler ve toplu iğneleri ayırararak yerleştirdim. Dün eski evden malzemelerimi taşımıştım. Polarları, sutaşlarını görünce çocuk gibi sevindim. Hemen kullanmak istedim ve kullandım.
Son yaptığım iğneliklere askı eklemeye çalışıyorum. Teyzeme hediye ettiğimde çok sevinmiş ve "ben bunu makinama asmak için askı da yaparım," demişti. Makinada çalışırken kolaylık olurmuş.
Kırmızılıyı polar kumaştan yaptım. Pembiş pazen üzeri yeşil polar kumaş.
Büyük olanında tabaka keçelerim duruyor şu anda. Kardeşimin gözlerine bakacağım. Ablam "keşke bunu da verse" bakışı görürsem bu da onların olacak.
Yo yo tekniğiyle yaptım bu süslemeyi. Dikişleri düğmeyle kapattım. Bir de keçe kalp kestim.
Bunda da pembe kuşun kumaşı hariç (o pazen) diğerleri keçeden. Pembe keçem yoktu ve pembe olmasını çok istedim kuşun. Pazenin arkasına yapışkanlı kağıt yapıştırıp kuş şeklinde kestim. Hem sertleşti hem iplik atmasını önledim. Kanadına da kağıt yapıştırdım.
Cuma günü uzun ve alakasız bir listeyle alışverişe çıkıp, listede olmayan ama çok güzel desenleri gelmiş olup beni cezbeden yapışkanlı kağıtlarla eve döndüm. Mutfağa poşetleri atıp kağıtlar, ipler, silikon çubukları vs... ile dolu poşetimi kapıp odama koştum. Yerleştireyim dedim ama kağıtları kutuların üzerine koyunca pek yakıştılar, ölçsem bıraksam, yok yok kessem bıraksam akşam yemeğinden sonra kaplarım, yok yok kaplasam da yemekten sonra süslesem derken bu aşamada ve saat 18:00 sularında yemek hazırlamam gerektiği için zoraki çıkabildim odadan. Biri gömlek, diğeri çikolata kutusuydu. Kaplamak çok kısa sürdü ama süslemek daha doğrusu tasarlamak uzun sürdü.
Biri gömlek, diğeri çikolata kutusuydu. Kaplamak çok kısa sürdü ama süslemek daha doğrusu tasarlamak uzun sürdü.Aklınızda bulunsun, bu tür kaplama ya da dekopaj işlemlerinde oluşabilen hava kabarcıklarını toplu iğneyle hafif delerek ve elinizle yayarak yok edebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


